ANASAYFA | HABER ARA | FOTO GALERİ | VİDEOLAR | ANKETLER | SİTENE EKLE | İLETİŞİM | ZİYARETÇİ DEFTERİ

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Öfke ve Ailede Öfke Kontrolü

Öfke ve Ailede Öfke Kontrolü

Kategori  Kategori : Aile ve Dini Rehberlik Bürosu Ayın Makalesi
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 1211
Tarih  Tarih : 25 Nisan 2012, 17:16

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto








Öfke ve Ailede Öfke Kontrolü

 

İnsan psikolojisi ile ilgili araştırma yapanlar, öfkeyi kısa süreli delilik olarak tanımlamaktadırlar. Çünkü öfke, akıl kontrolünün belli bir müddet yok olmasıdır. Öfke; engellenme, saldırıya uğrama, tehdit edilme, yoksun bırakılma, kısıtlanma gibi durumlarda hissedilen ve genellikle neden olan şeye veya kişiye yönelik saldırgan davranışlarla sonuçlanabilen oldukça yoğun negatif bir duygudur.

Öfke, insanlara bahşedilen tüm duygular gibi doğuştan sahip olduğumuz bir özelliğimizdir. Allahû Teala’nın vücudumuzda var ettiği şehvet, öfke, korku, uyku gibi güdüler, biyolojik yapımızın devamını sağlar. Öfke, bir anlık davranış ile kişiyi cennet ya da cehenneme götürebilecek kadar güçlü bir duygudur. Kontrol edemediğimiz zaman kendimize ve ilişkilerimize zarar vererek hayatımızı çıkmaza götürür.

Kur’an-ı Kerim’de öfke duygusu gazap, gayz, suht, esef, hiddet gibi kelimelerle ifade edilmiştir. Al-i İmran süresi 134. ayette Allahû Teala, “ O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.” buyurur.

Öfke sebepsiz yere oluşmaz. Bilakis insanı, duyarlı, çabuk etkilenen biri haline getiren bir takım etkenlerden ve sebeplerden kaynaklanır. Bu sebeplere bakacak olursak;

 

1-     Öfkenin sebebi sağlık ile ilgili bir nedenden kaynaklanabilir. Genel sağlığın bozulması veya sinir sisteminin zayıflaması gibi.

2-     Öfkenin kaynağı psikolojik olabilir. Akli dengenin bozulması, aşırı bencillik, ya da eksiklik kompleksi gibi.

3-     Öfkenin kaynağı ahlaki olabilir. Kötülüğü alışkanlık haline getirmek gibi. Bu durum öfkenin bir karakter haline gelmesine yol açar.

 

İslam düşünürlerinden bazıları öfkenin sebeplerini şu başlıklar altında toplamıştır.

 

1-     Kendini beğenmek: Kişinin kendini beğenmesi, faziletleri sadece kendinde görerek başkalarını küçümsemesi.

2-     Övünmek: Bedensel özellikler veya makam, mal gibi maddi şeyler ile övünmek.

3-     Mücadele: Basit sebepler yüzünden bile çatışmaya girişmek.

4-     İnatçılık: İnatçılık etmek.

5-     Şakacılık: Şakanın itidal derecesi ilişkilere fayda verirken, fazlası aklen ve şer’an zararlıdır.

6-     Kibirlenmek

7-     Alay etmek: Kötü terbiyenin sonucu olan alay insanlığın rezil halidir.

8-     Vefasızlık: Malda, sevgide, dostlukta, ihlas ve samimiyette, sadakatte vefasızlık.

9-     Zulüm: Bir kimseyi zayıf ve fakir sayıp ona zulmetmek.

10- Kıskançlık: Malı, eşyayı veya bir kimseyi başkasından kıskanmaktır.

 

 

 

Öfke kontrol edilmediğinde ortaya çıkan zararlar, sadece öfke davranışını sergileyenle sınırlı kalmaz. Öfkenin sonuçları, kendisi kadar kişinin etrafındakileri de etkiler. Öfke, insanın heyecanlanmasına , sözlü ya da fiili taşkınlık yapmasına yol açar. Öfke deprem gibidir. Hem vücudu çökertir  hem de ruhu hasta eder. Depremin birkaç saniyede yaptığı tahribat, aylarca onarılamadığı gibi  kısa bir süre öfkelenmenin   vücudumuzda ve ruhumuzdaki olumsuz etkisi ve sarsıntısı uzun süre devam eder. Bazen öfkelenip bir sözle kırdığımız bir kalbi bin sözle tamir edemeyiz. Öfke, kötülüklerin anahtarı; krizlerin, büyük tehlikelerin davetçisidir. Öfkeyi terk etmek erliktir. Öfkeyle ilgili şu örnek manidardır.

Ustası, şaşı olan çırağına “içeri gir, raftaki şişeyi dışarıya getir” demiş,

Çırak, “ o iki şişeden hangisini getireyim?” diye sormuş. Ustası cevap vermiş: “O, iki şişe değil, git şaşılığı bırak, biri iki görme”.

Çırak : “Usta beni niye azarlıyorsun” deyince ustası: “Öyleyse o iki şişenin birini kır “ diye karşılık vermiş. Çırak birini kırınca diğeri de gözden kayboldu.

İnsan da arzuları ve öfkesi sebebiyle böyle şaşı olur. Öfke, insanı şaşı yapar, ruhu doğruluktan ayırır.

Öfkeyi yenmek, insanları affetmek, kızgınlık esnasında kişinin kendisine hakim olması, Yüce Allah tarafından övülen huylardan sayılmıştır. Ayet-i Kerime’de “Ve onlar, kızdıkları zaman bağışlayanlardır” ( Şuara 37) diye buyrulmaktadır. Yine Tevbe suresi 15. Ayette “Ve onların (müminlerin ) kalplerinden öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah bilendir, hikmet sahibidir. “ buyrulur.

Öfkeyi yenmek, kendimize hakim olmak, en büyük ibadetlerden ve nefse karşı cihat türlerindendir.  Hz. Peygamber (s.a.v) şöyle buyurmuştur: “ Asıl pehlivan; güreşte karşıdakini yenen değil, öfke anında kendini kontrol edebilendir!”( Müslim, Birr ve sıla,106.)

Öfkenin en zararlı ve yıkıcı olanı, aile içi öfkedir. Mutsuz ve huzursuz ailelerde öfke hakim olur. Evlenmeyi düşünen kişilerin en büyük isteği mutlu ve huzurlu bir yuva kurup, çocuklarla bu yuvayı taçlandırmaktır. Huzurlu ailenin temelinde karşılıklı sevgi, saygı ve sorumluluk yatar. Eşlerin üzerlerine düşen görevleri ihmal etmeye başlaması, zamanla aile hayatında problemlere yol açar. Bu problemlere alt başlıklar halinde bakarsak;

 

1-     Kişisel özelliklerden kaynaklanan problemler

2-     Kadın ve erkeğin duygusal farklılıkları

3-     Evlilikte sınır ve sorumlulukların olmaması

4-     Ana –baba ve yakın çevrenin evliliği etkilemesi

5-     İletişim yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar

6-     İfade edilemeyen kızgınlıkların evliliği çok derinden etkilemesi

Evlilikte her iki tarafın birbirine sürekli suçlayıcı, kusur bulucu, yargılayıcı, aşağılayıcı tavır takınmaları, evlilikte biz dilinden çok sen ve ben dilini kullanmaları, öfkeyi tetikleyen unsurlardır.

Aile içinde ortaya çıkan öfke ve çatışmaların büyük bir kısmı, eşlerin kendi aralarındaki sağlıksız iletişim biçiminden kaynaklanır. Eleştirici, yargılayıcı, denetleyici, üstünlük taslayıcı tavırlar evliliklerin zamanla yıpranmasına neden olur.  Özellikle, konuşmalarında sen dilini kullanan eşler, karşısındaki kişileri suçlayarak  kızgınlık ve öfke duygularının oluşmasına yol açar. Eşler arasındaki bu öfke ve kızgınlık duyguları zamanla evliliğin meyvesi olan çocuklara da yansır. Annenin çocuk merkezli bir hayatı benimseyerek eşinden uzaklaşmaya başlaması, babada ihmal edilmişlik duygularının ortaya çıkması, huzursuz ve problemli bir çocuğun eşlerin ilişkisine zarar vermeye başlaması gibi nedenler ailede çocuğun sebep olduğu öfke yaşantıları olarak algılanır.

Anne –baba ve çocuk ilişkisinde aile krizi, şiddet ve öfke patlamasının temelinde “kişisel gelişim” eksikliği vardır. Kişisel gelişim konusu, gelişmiş toplumlarda uzmanlarca tartışılmakta ve ebeveynler ile öğretmenler, bu konunun önemli parçaları olarak görülmektedir.

Her ailede yaşanabilecek bu sorunların üstesinden anne, baba ve çocuk birlikte hareket ederek gelmeli, kendi koşullarına uygun bir çözüm yolu bulmaya gayret göstermelidir. Muhtemel bu sorunlara karşı Kur’an-ı Kerim, daha evlilik müesssesesi kurulmadan önce kişilerin şu duayı etmelerini ister: “Rabbimiz, bize gözümüzü aydınlatacak eşler ve zürriyetler bağışla. Bizi takva sahiplerine önder kıl. (25/74)

Her insanın, ilişkilerini daha sağlam sürdürebilmesi için öfke kontrol yöntemlerini bilmesi gerekir. Öfke kontrolü için ilk adım, hedef belirlemektir. Sonraki adımlar; duyguları tanımak , öfke duygusu hakkında bilgi sahibi olmak, öfkenin nedenlerini ortaya çıkarmak, öfke ifade tarzlarını güzel kullanmaktır.

Öfke anı, öfke kontrol tekniklerinin ön önemli noktasıdır. Öfkenin nedenlerini  ortaya çıkardıktan sonra öfke anında neler  yapılması gerektiği ile ilgili yöntemlerin uygulanması gerekir.

1-     Öncelikle öfkelenmemeye çalışmak gerekir. Çünkü öfke, düşünmeyi önler.

2-     Öfkelendiğini fark eden kişi, nefes egzersizleri yapmalıdır. Bu, insanı sakinleştirir.

3-     Kişi, kendisini öfkelendiren şeyin nedenini düşünmelidir.

4-     Kişi, öfkelendiği mekanı değiştirmelidir. Çünkü debdil-i mekanda hayır vardır.

5-     Öfkelenen kişi ayakta ise oturmalı, oturuyorsa ayağa kalkmalıdır. Öfke kontrolü konusunda ümmetinin yardımına koşan Resul-u Ekrem (s.a.v),“ Biriniz ayakta iken öfkelenecek olursa hemen otursun, eğer (oturunca öfkesi) dinecek olursa ne âlâ! Ama eğer dinmezse o zaman da uzansın” ( Ebu Davud, Edeb,3) buyurmuştur.

6-     Öfkelenen kişi, kırıcı olmamak için susmalıdır. Hz. Ömer’in oğlu Abdullah der ki:

“Allah katında, Allah’ın rızasını dinleyerek öfkelendiğinde yutkunan bir kulun bu yudumundan daha hayırlı bir yudum yoktur.”( Buhari, El-Edeb’ül-Müfred, s.446)

7-     Öfkelenen kişi, sakinleşmek için besmele çekmelidir. Peygamberimiz(s.a.v), “ Öyle bir söz biliyorum ki, eğer şu kişi o sözü söylese, kendisinde bulunan öfke hali yok olur gider. Eğer bu adam” Eûzu billâhi mine’ş-şeytanir-racim(kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım)dese, kendisinde bulunan bu öfkeli hal diner.”( Buhari, Bed’ül- Halk,11) buyurmuştur.

8-     Yine, öfkelenen kişinin abdest alması sakinleşmesine yardımcı olacaktır. Sevgili Peygamberimiz(s a v),” Öfke şeytandandır, şeytan da ateşten yaratılmıştır. Ateşi su söndürür, dolayısıyla biriniz öfkelendiği zaman abdest alsın.”(Ebu Davud, Edeb,3) buyurmuştur.

 

Peygamberimizin öfke kontrolünü kolaylaştırmada yardımcı olacağını söylediği duayı okumak, yine öfke kontrolüne yardımcı olacaktır. Bu dua:

 

“ Ey Allahım! Ey peygamber olan Muhammed’in Rabbi! Benim günahımı affet, kalbimin öfkesini gider, fitnelerin saptırıcılarından beni koru.”

 

Öfke kontrolü, güçlü bir karakterin göstergesidir. Öfkemizi kontrol etmeyi başardığımızda kendimize olan güvenimiz artar. Öfkemizi kontrol edebilmek, pişmanlık duygularını önler.

Karşılaştığımız küçük sıkıntılara öfkelenmek yerine öfkemizden kaynaklanan enerjiyi daha ulvi hedeflere yönlendirmemiz, hem dünya hem de ahiret hayatımız için daha faydalı olacaktır. Nihayetinde mesele Rabbin hoşnutluğunu kazanmak değil midir?

        

            O takva sahipleri ki bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever”.  (Al-i İmran 134)


 

 

                                                 Aile İrşat ve Rehberlik Bürosu Ekibi










Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Aile ve Dini Rehberlik Bürosu Ayın Makalesi

En Çok Okunan Haberler

GALERİ

ANKET

Kuran`ı Kerim`de bazı kelimeler aynı sayıda geçiyor. Bunlardan hangilerini biliyorsunuz?










Tüm Anketler

Ünye Müftülüğü Resmi Web Sitesi
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi